REMZİ'DE ÇOK SATANLAR

03 - 09 Ağustos 2026
TÜRKÇE
İNGİLİZCE
2025
TÜRKÇE
  1. Gece Yarısı Treni

    Matt Haig

      (Domingo Yayınları)
  2. Muhabbet

    Virginia Evans

      (APRIL Yayınevi)
  3. Kocamın Karısı

    Alice Feeney

      (Yabancı Yayınevi)
  4. Gece Yarısı Kütüphanesi

    Matt Haig

      (Domingo Yayınları)
  5. Taş Kâğıt Makas

    Alice Feeney

      (Yabancı Yayınevi)
  6. Odysseia

    Homeros

      (İş Kültür Yayınları)
  7. Macide

    Macide Mustafa

      (Mundi Yayınları)
  1. Normal People

    Sally Rooney

      (Faber & Faber)
  2. Clear Thinking

    Shane Parrish

      (Random House)
  3. The Housemaid

    Freida McFadden

      (Little Brown)
  4. Intermezzo

    Sally Rooney

      (Faber & Faber)
  5. Flesh

    David Szalay

      (Penguin)
  6. The Bell Jar

    Sylvia Plath

      (Faber & Faber)
  7. Heaven

    Mieko Kawakami

      (Pan MacMillan)
  8. Tuesdays with Morrie

    Mitch Albom

      (Little Brown)
  1. Markiz’deki Kadın

    Ayşe Övür

      (Remzi Kitabevi)
  2. Bekle Beni

    Zülfü Livaneli

      (Can Yayınları)
  3. Sarı Yüz

    R. F. Kuang

      (İthaki Yayınları)
  4. Günübirlik Hayatlar

    Irvin D. Yalom

      (Pegasus Yayınları)
  5. Engereğin Gözü

    Zülfü Livaneli

      (İnkılâp Kitabevi)
  6. Gece Yarısı Kütüphanesi

    Matt Haig

      (Domingo Yayınları)
  7. Botter Apartmanı

    Ayşe Övür

      (Remzi Kitabevi)
  8. Akan Nehir Gibi

    Paulo Coelho

      (Can Yayınları)
  9. Edebi ve Edepsiz Beyoğlu

    Umur Talu

      (Literatür Yayınları)
  10. Alaycı Kuş

    Banu Avar

      (Remzi Kitabevi)
  11. Çiçeklenmeler

    Melisa Kesmez

      (İletişim Yayınları)
İyi bir kitap hakiki bir hazinedir.

John Milton
Siper Mektupları
ISBN: 978-975-14-1661-2
Sayfa Sayısı: 264
Ebat: 134 x 198 mm
Fiyatı: 360.00 TL


Siper Mektupları

Necati İnceoğlu



"Çanakkale 100. Yıl 1915-2015"

Bu kitaptaki Türk, Anzak, İngiliz ya da Alman son gaziler de aramızdan ayrıldı, artlarında anılarını bırakarak. O yıllarda yazdıkları mektuplarda ve yıllar sonra onlarla yapılan söyleşilerde, savaşın dehşetine rağmen, sevgiden, dostluktan ve doğanın yaşam mesajından söz ediyorlardı. Bu kitap bu insancıl bakışı yansıtıyor. Onların yaklaşımı tarihin, düşmanlıklar, silahların gücü ya da savaşlardaki kayıp ve kazançlar üzerine değil, barışçı bir gözle de yazılabileceğini düşündürüyor.

On altı yaşındayken, yaşını büyüterek savaşa gönüllü katılan, ama sonra annesine, “Anneciğim sabahleyin uyandığımda siperimin önünde bir gelincik çiçek açmıştı,” diye yazan genç Anzak, ardında sevgi dolu bir mektup bırakmıştı. Siperlerde aynı kaderi paylaşanlar bir Türk, bir İngiliz ya da bir Anzak, savaşın acımasız bakışını bir kenara bırakıp doğayı, insanları ve olup bitenleri kendi gözleriyle görmekteydi. “... gün ağarmak üzere, bir ağustosböceği uzaktan uzağa ötüyor. Biraz sonra onun sesi makineli tüfeklerin sesine karışacak...”