REMZİ'DE ÇOK SATANLAR

03 - 09 Ocak 2022
TÜRKÇE
İNGİLİZCE
2021
TÜRKÇE
  1. Sahte Sultan

    Mahfi Eğilmez

      (Remzi Kitabevi)
  2. Hayat Hanım

    Ahmet Altan

      (Everest Yayınları)
  3. Taksiii

    Ayşe Kulin

      (Everest Yayınları)
  4. Gece Yarısı Kütüphanesi

    Matt Haig

      (Domingo Yayıncılık)
  5. Parsel Parsel 2: Vurgun

    Murat Ağırel

      (Kırmızı Kedi Yayınları)
  1. Dune

    Frank Herbert

      (Hodder & Stoughton)
  2. Outliers

    Malcolm Gladwell

      (Penguin)
  3. Rumi

    Peter Washington

      (Random House)
  1. Balıkçı ve Oğlu

    Zülfü Livaneli

      (İnkılâp Kitabevi)
  2. Var mısın?

    Doğan Cüceloğlu

      (Kronik Kitap)
  3. Seyir

    Piraye

      (Mona Kitap)
  4. Kayıp Tanrılar Ülkesi

    Ahmet Ümit

      (Yapı Kredi Yayınları)
  5. Veba Geceleri

    Orhan Pamuk

      (Yapı Kredi Yayınları)
  6. Empedokles’in Dostları

    Amin Maalouf

      (Yapı Kredi Yayınları)
  7. Hazan

    Ayşe Kulin

      (Everest Yayınları)
  8. Dört Anlaşma

    Don Miguel Ruiz

      (Ötesi Yayıncılık)
İyi bir kitap hakiki bir hazinedir.

John Milton
Siper Mektupları
ISBN: 978-975-14-1661-2
Sayfa Sayısı: 264
Ebat: 134 x 198 mm
Fiyatı: 40.00 TL


Siper Mektupları

Necati İnceoğlu



"Çanakkale 100. Yıl 1915-2015"

Bu kitaptaki Türk, Anzak, İngiliz ya da Alman son gaziler de aramızdan ayrıldı, artlarında anılarını bırakarak. O yıllarda yazdıkları mektuplarda ve yıllar sonra onlarla yapılan söyleşilerde, savaşın dehşetine rağmen, sevgiden, dostluktan ve doğanın yaşam mesajından söz ediyorlardı. Bu kitap bu insancıl bakışı yansıtıyor. Onların yaklaşımı tarihin, düşmanlıklar, silahların gücü ya da savaşlardaki kayıp ve kazançlar üzerine değil, barışçı bir gözle de yazılabileceğini düşündürüyor.

On altı yaşındayken, yaşını büyüterek savaşa gönüllü katılan, ama sonra annesine, “Anneciğim sabahleyin uyandığımda siperimin önünde bir gelincik çiçek açmıştı,” diye yazan genç Anzak, ardında sevgi dolu bir mektup bırakmıştı. Siperlerde aynı kaderi paylaşanlar bir Türk, bir İngiliz ya da bir Anzak, savaşın acımasız bakışını bir kenara bırakıp doğayı, insanları ve olup bitenleri kendi gözleriyle görmekteydi. “... gün ağarmak üzere, bir ağustosböceği uzaktan uzağa ötüyor. Biraz sonra onun sesi makineli tüfeklerin sesine karışacak...”