REMZİ'DE ÇOK SATANLAR

05-11 Ekim 2026
TÜRKÇE
İNGİLİZCE
2025
TÜRKÇE
  1. Roma’nın Beş Günü

    Ahmet Ümit

      (Yapı Kredi Yayınları)
  2. Muhabbet

    Virginia Evans

      (APRIL Yayınevi)
  3. Melek

    Paulo Coelho

      (Can Yayınları)
  4. Dul

    John Grisham

      (Remzi Kitabevi)
  5. Taş Kâğıt Makas

    Alice Feeney

      (Yabancı Yayınevi)
  6. Kocamın Karısı

    Alice Feeney

      (Yabancı Yayınevi)
  7. Gece Yarısı Treni

    Matt Haig

      (Domingo Yayınları)
  8. Gece Yarısı Kütüphanesi

    Matt Haig

      (Domingo Yayınları)
  9. Yanlış Hedef

    Domenico Starnone

      (Tersine Kitap)
  10. Saç Örgüsü

    Laetitia Colombani

      (Yan Pasaj Yayınevi)
  11. Bu Hikâye Senden Uzun Osman

    Aylin Balboa

      (İletişim Yayınları)
  1. Normal People

    Sally Rooney

      (Faber & Faber)
  2. Clear Thinking

    Shane Parrish

      (Random House)
  3. Tuesdays with Morrie

    Mitch Albom

      (Little Brown)
  4. The Midnight Train

    Matt Haig

      (Canongate)
  5. Butter

    Asako Yuzuki

      (HarperCollins)
  1. Markiz’deki Kadın

    Ayşe Övür

      (Remzi Kitabevi)
  2. Bekle Beni

    Zülfü Livaneli

      (Can Yayınları)
  3. Sarı Yüz

    R. F. Kuang

      (İthaki Yayınları)
  4. Günübirlik Hayatlar

    Irvin D. Yalom

      (Pegasus Yayınları)
  5. Engereğin Gözü

    Zülfü Livaneli

      (İnkılâp Kitabevi)
  6. Gece Yarısı Kütüphanesi

    Matt Haig

      (Domingo Yayınları)
  7. Botter Apartmanı

    Ayşe Övür

      (Remzi Kitabevi)
  8. Akan Nehir Gibi

    Paulo Coelho

      (Can Yayınları)
  9. Edebi ve Edepsiz Beyoğlu

    Umur Talu

      (Literatür Yayınları)
  10. Alaycı Kuş

    Banu Avar

      (Remzi Kitabevi)
  11. Çiçeklenmeler

    Melisa Kesmez

      (İletişim Yayınları)
İyi bir kitap hakiki bir hazinedir.

John Milton
Pışıbba (1860 - 1926)
ISBN: 978-975-14-1082-5
Fiyatı: 315.00 TL

Pışıbba (1860 - 1926)

Şeref Tipi



O, Aziziye savaşında şehit düşen annesini aramak için İstanbul Kapısı’ndan Erzurum’a girerken, Rus Kazakları da Kars Kapısı’ndan giriyorlardı kente… Üzerinde Erzincan Askeri İdadisi’nin lacivert üniforması vardı. Şehre yayılan Rus soldatları arasından sıyrılıp evinin yolunu tutarken, bu yenilgiyi hiç unutmamaya, bu karabasanı milletine bir kez daha yaşatmamaya yemin etti küçük asker… Ancak kaderin ona bu oyunu bir kez daha oynayacağı aklına bile gelmemişti o gün… Tüm çabalarına karşın, 1916 Şubatı’nın 16. günü Erzurum’un bir kez daha düşeceğini ve bu kez emekli bir Osmanlı feriği olarak Rus Kazakları’nın Palandöken’den inişini, şeyhi bulunduğu Habib Baba Dergâhı’nın damından dürbünle içi yanarak izleyeceğini; bir asker için en zor şey olan esaret acısını yaşayacağını; 1917 Rusya’sının Moskova’sında tutsak edileceğini nereden bilecekti…