REMZİ'DE ÇOK SATANLAR

 
TÜRKÇE
İNGİLİZCE
2019
TÜRKÇE
  1. Sarmal

    Murat Ağırel

      (Kırmızı Kedi Yayınları)
  2. Psikiyatrinin Kara Kitabı

    Oytun Erbaş

      (Siyah Kuğu Yayınları)
  3. Uygarlıkların Batışı

    Amin Maalouf

      (Yapı Kredi Yayınları)
  4. Son Av

    Jean-Christophe Grangé

      (Doğan Kitap)
  5. Yaşam Sevinci

    Ümit Aktaş

      (Alfa Yayınları)
  1. How To Eat

    Thich Nhat Hanh

      (Random House)
  2. Practical Ayurveda   (Dorling Kindersley)
  3. Knife

    Jo Nesbo

      (Random House)
  4. Japonisme

    Erin Niimi Longhurst

      (HarperCollins)
  5. Indistractable

    Nir Eyal

      (Bloomsbury)
  1. Metastaz

    Barış Terkoğlu – Barış Pehlivan

      (Kırmızı Kedi Yayınları)
  2. Şehvetiye Tarikatı

    İsmail Saymaz

      (İletişim Yayınları)
  3. Devran

    Selahattin Demirtaş

      (İletişim Yayınları)
  4. Tarihe Geçen Savunmalar

    Ömür Uzel

      (Karakarga Yayınları)
  5. Aşkımız Eski Bir Roman

    Ahmet Ümit

      (Yapı Kredi Yayınları)
  6. Her Güne Bir Nietzsche

    Allan Percy

      (Pena Yayınları)
İyi bir kitap hakiki bir hazinedir.

John Milton
Siper Mektupları
ISBN: 978-975-14-1661-2
Sayfa Sayısı: 264
Ebat: 134 x 198 mm
Fiyatı: 25.00 TL


Siper Mektupları

Necati İnceoğlu



"Çanakkale 100. Yıl 1915-2015"

Bu kitaptaki Türk, Anzak, İngiliz ya da Alman son gaziler de aramızdan ayrıldı, artlarında anılarını bırakarak. O yıllarda yazdıkları mektuplarda ve yıllar sonra onlarla yapılan söyleşilerde, savaşın dehşetine rağmen, sevgiden, dostluktan ve doğanın yaşam mesajından söz ediyorlardı. Bu kitap bu insancıl bakışı yansıtıyor. Onların yaklaşımı tarihin, düşmanlıklar, silahların gücü ya da savaşlardaki kayıp ve kazançlar üzerine değil, barışçı bir gözle de yazılabileceğini düşündürüyor.

On altı yaşındayken, yaşını büyüterek savaşa gönüllü katılan, ama sonra annesine, “Anneciğim sabahleyin uyandığımda siperimin önünde bir gelincik çiçek açmıştı,” diye yazan genç Anzak, ardında sevgi dolu bir mektup bırakmıştı. Siperlerde aynı kaderi paylaşanlar bir Türk, bir İngiliz ya da bir Anzak, savaşın acımasız bakışını bir kenara bırakıp doğayı, insanları ve olup bitenleri kendi gözleriyle görmekteydi. “... gün ağarmak üzere, bir ağustosböceği uzaktan uzağa ötüyor. Biraz sonra onun sesi makineli tüfeklerin sesine karışacak...”