REMZİ'DE ÇOK SATANLAR

31/05/2021 - 06/06/2021
TÜRKÇE
İNGİLİZCE
2020
TÜRKÇE
  1. Balıkçı ve Oğlu

    Zülfü Livaneli

      (İnkılâp Kitabevi)
  2. Söylenmemiş Sözler

    İclal Aydın

      (Artemis Yayınları)
  3. Veba Geceleri

    Orhan Pamuk

      (Yapı Kredi Yayınları)
  4. Empedokles’in Dostları

    Amin Maalouf

      (Yapı Kredi Yayınları)
  5. Hesap Lütfen!

    Vedat Milor

      (Kronik Kitap)
  6. Klara ile Güneş

    Kazuo Ishiguro

      (Yapı Kredi Yayınları)
  7. Seyir

    Piraye

      (Mona Kitap)
  8. Dört Anlaşma

    Don Miguel Ruiz

      (Ötesi Yayıncılık)
  9. Galata

    Turan Akıncı

      (Remzi Kitabevi)
  1. How To Love

    Thich Nhat Hanh

      (Random House)
  2. The New Map

    Daniel Yergin

      (Penguin)
  3. The Sentinel

    Lee Child

    ,

    Andrew Child

      (Random House)
  4. Dune

    Frank Herbert

      (Hodder & Stoughton)
  5. How To See

    Thich Nhat Hanh

      (Random House)
  6. Life 3.0

    Max Tegmark

      (Penguin)
  7. The Alchemist

    Paulo Coelho

      (HarperCollins)
  1. Bir Nefes Gibi

    Ferzan Özpetek

      (Can Yayınları)
  2. Uygarlıkların Batışı

    Amin Maalouf

      (Yapı Kredi Yayınları)
  3. Sarmal

    Murat Ağırel

      (Kırmızı Kedi Yayınları)
  4. Dört Anlaşma

    Don Miguel Ruiz

      (Ötesi Yayıncılık)
  5. Leylan

    Selahattin Demirtaş

      (Dipnot Yayınları)
İyi bir kitap hakiki bir hazinedir.

John Milton
Söylenmemiş Sözler
ISBN: 978-605-304-672-1
Sayfa Sayısı: 416
Ebat: 135 x 210 mm

Söylenmemiş Sözler

İclal Aydın



Üzüm ve zeytinin, yağ, bal ve şarap küplerinin, kadırgaların, bin bir şifalı otun en eski vatanı Urla. Dünyanın zalimliği ve insanın vahşiliğinden şüphesi olmayanları, dünyanın güzelliği ve insanın iyiliğine inandıran bir yer burası. Bir zamanların efsane gazetecisi, dünyaya küskün Oktay Onur Yortan’ın ise çocukluğunun huzurlu bahçesi. Dünyadaki değer yitimine isyan edip tüm kariyerinden ve hayatın yüklerinden vazgeçip sığındığı liman. Kaçıp geldiği geçmişinden ve eski güzel günlerin anısından seçip sakladığı eski aşkı Filiz Canan şimdi kıymeti bilinememiş, kaçırılmış bir mutluluk fırsatı artık.

Söylenememiş sözlerin altında kalan koca bir ömürde ikisi de birbirinin hikâyesini yarım bıraktı. Ama okumaları ve bitirmeleri gereken asıl hikâye, Urla’daki o evin fotoğraflarından gülümseyen, sevgiyi bir yaşam direnişi olarak kucaklayan ve sıradanlığıyla bir hayat kahramanı olan Nona’ya ait. Nona’nın yaşadığı yüzyılın sonlarına yetişen Kerem ve Zeynep’in de dahil olduğu 48 saatlik maceraya sığan bir asırlık ömrün dökümünde, Nona sadece onlara değil, bu yüzyılın tüm insanlarına sesleniyor:

“Acı dediğin taş, insan dediğin su gibidir. Taşın üstünden kayar gider, toprağa karışır. Taşa her vurduğunda acır canın. Ama toprakla buluştukça acın azalır. Acıdan sonra bir bakmışsın ki o toprakta ne çiçekler, ne hayatlar dirilmiş. Hem su deyip geçme; o su, taşı bile aşındırıp yıpratır.”
Peki ya Oktay Bey? Karşısında oturan iki gence bütün kalbiyle, “Ölmekten değil yaşamaktan korkmamaktır kahramanlık,” derken haklı mı?