REMZİ'DE ÇOK SATANLAR

13 Mayıs 2019 - 19 Mayıs 2019
TÜRKÇE
İNGİLİZCE
2018
TÜRKÇE
  1. Devran

    Selahattin Demirtaş

      (İletişim Yayınları)
  2. Paris Sürgünü

    Hıfzı Topuz

      (Remzi Kitabevi)
  3. Metastaz

    Barış Terkoğlu – Barış Pehlivan

      (Kırmızı Kedi Yayınları)
  4. Mindfulness

    Harvard Business Review

      (Optimist Yayınları)
  5. Şaki

    Murat Ağırel

      (İnkılâp Kitabevi)
  6. Benim Hikâyem

    Michelle Obama

      (Mundi Yayınları)
  7. Botter Apartmanı

    Ayşe Övür

      (Remzi Kitabevi)
  8. Ben, Ben Nü

    Bennu Gerede

      (Destek Yayınları)
  1. Still Me

    Jojo Moyes

      (Penguin)
  2. Past Tense

    Lee Child

      (Random House)
  3. Prisoners of Geography

    Tim Marshall

      (Elliott & Thompson)
  4. Pratical Ayurveda   (Dorling Kindersley)
  5. Rumi

    Peter Washington

      (Random House)
  6. Norse Mythology

    Neil Gaiman

      (Bloomsbury)
  1. Mustafa Kemal

    Yılmaz Özdil

      (Kırmızı Kedi Yayınları)
  2. Saklı Seçilmişler

    Soner Yalçın

      (Kırmızı Kedi Yayınları)
  3. Her Güne Bir Nietzsche

    Allan Percy

      (Pena Yayınları)
  4. Savaş Sanatı

    Sun Tzu

      (Remzi Kitabevi)
  5. İran Masalları

    Kolektif

      (Karakarga Yayınları)
  6. Dünya Ekonomisi

    Mahfi Eğilmez

      (Remzi Kitabevi)
İyi bir kitap hakiki bir hazinedir.

John Milton
Ben, Ben Nü
ISBN: 978-605-311-573-1
Sayfa Sayısı: 216
Ebat: 135 x 195 mm

Ben, Ben Nü

Bennu Gerede



Sözüm ona ben toplumun eğitimli, özgür, hatta marjinal bir yüzünü temsil ediyorum. Peki ya gördüğüm şiddete susmamı neyle açıklayacağız? “Sevgi”, “cinsellik” ve “şiddet” zihnimde hep kol kola gezmiş. Bir araya gelmemesi gereken bu üç kavramın kurbanı olduğumu anladığımda, zaten çoktan etlerim çürümüş, kalbim kırıklarla dolmuş ve zihnim bulanmıştı. Çocukluğumdan beri böyle öğrenmiş, bunun üzerine inşa etmişim kendi gerçeğimi. Yanlış yapmışım. En büyük yanlışım ise şiddeti kabullenmek olmuş.

Bana kızacaksınız! “Sahiden yaşamış mı bu kadın bunları, yok artık daha neler?” diyeceksiniz. “Aptal” diyenleriniz bile çıkacak biliyorum çünkü bunları vaktiyle kendime söylemiş olan benim. Ama bir farkla. Zor öğrensem de öğrenebildiğim için mutluyum. Acı çeksem de acılarımı dindirebildiğim ve güçlü biri haline dönüştüğüm için mutluyum. Zorlansam da, zorlukların hayatıma kattıklarının değerini görebildiğim için mutluyum. Mutluyum… Geldiğim noktadan memnun olduğum için mutluyum.

Erkekler! Karşınızdaki kadın kim olursa olsun, cinsel fantezisi şiddet eylemi görmek bile olsa siz ona el kaldıramazsınız. Kaldırırsanız bir suç işlemiş olursunuz, bir insanlık suçu…
Ve kadınlar! Gördüğünüz şiddete susarak, onu kabullenerek, başkasından çözüm bekleyerek “Kadına şiddete hayır!” sloganları atmanız bir işe yaramaz. Önce kendi devriminizi yapacak, bayrağınızı sonra dalgalandıracaksınız.
Bennu Gerede

Sanki cam kırıklarının üzerinde çıplak ayakla yürümüş yıllar boyu. Onun yaşadıkları, toplumda örneğini gördüğümüz, gazetelerin üçüncü sayfalarında okuduklarımızla benzerlik gösteriyor. Yaşadıklarının adını koyması zaman alsa da o, savaşını verme kararı almış.
Bu kitapta “Sevgi fiziksel ve duygusal şiddeti kabullenmeyi gerektirmez” diyor ve şiddete maruz kalmış herke için başkaldırıyoruz. Bunu yaparken hiçbir konuda anlatım tarzımıza sansür koymadık çünkü şiddetin dili zaten yeteri kadar pornografik ve taciz ediciydi…
Selda Terek